ÇOCUKLARIMIZ İÇİN YAPILABİLECEK EN DEĞERLİ ŞEY NE SİZCE ?




Her anne baba çocuğu için her şeyin en iyisini yapmaya çalışır. Çocuğunun hiç zarar görmemesini, hep mutlu olmasını, her istediğinin olmasını, hep iyi insanlarla karşılaşmasını, hiç maddi sıkıntı çekmemesini ister. Olur mu? Olmaz efendim. Dünya ne yazık ki bu isteklerdeki kadar saf ve temiz değil, insanlar ne yazık ki acımasız, hayat şartları ne yazık ki çok zor.

Ben kalbimi kurutmaya, katılaştırmaya başladım biraz. Ne demek bu da şimdi? J Şu demek efendim, ufacık bir örnek; Göktuğ dün parkta düştü ve Allah korudu, kötü düştü çünkü ama ellerini ve dizlerini sürttü sadece. Babası aniden bağırarak tepki verdi ve çok üzüldü. Göktuğ yerde düşme pozisyonunda kafasını ağlayarak kaldırdı, gözümün içine baktı gel kaldır beni der gibi. İçim gitti ama gitmedim yanına. “ Kendin kalkabilirsin, silkele dizlerini ve ellerini oynamaya devam et” dedim ama o sırada ben benden gittim. Eşime de, sen küçükken hiç düşmedin mi ya, hiç ellerini, dizlerini parçalamadın mı, hiç kafanı şişirmedin mi diye çemkirdimJ O da hak verdi. Hayat acı tecrübelerle dolu. Ben hep en kötüsünü, en derinini düşünmeye çalışıyorum. Annesiz, babasız çocukları düşünüyorum, savaştan çıkmış yeri yurdu olmayan çocukları düşünüyorum mesela. Daha neler düşünüyorum da karartmak istemiyorum sizi şimdi.


Değişik bir örnek de yabancı bir sitede (www.huffingtonpost.com) okudum. Bir anne anlatıyor. 
Annenin başına geleni kısaca özetliyorum. Bir gün kızı eve geliyor ve arkadaşının anne babasının ayrıldığını söylüyor. Bizim de aynı durum başımıza gelecek mi diye soruyor ve cevap olarak güvendesin kızım mutlu bir ailen var rahat ol, asla böyle bir şey olmayacak diye alıyor annesinden. 1 yıl sonra annesiyle babası boşanıyor. Kadın diyor ki; hayatımın en zor anı kızıma bunu açıklamak oldu, çünkü ben ona böyle bir şeyin olmayacağını söz vermiştim, hayattaki en büyük korkum olan çocuklarım konusunda başarısızlığı yaşıyordum ve tam bir fiyaskoydum. Eşiyle nazik ve saygılı bir şekilde çocuklarına zarar gelmeyecek şekilde ilişkilerine devam etmeye çalışıyorlar ama çocukların yüzündeki ifade ne kadar mutsuz olduklarını belli ediyor. Bu dönemde kadın bir konferansa konuşmacı olarak katılıyor ve bir kadın dinleyici “Ailem yıkıldı. Onu kurtarmamın hiçbir yolu yok. Küçük oğlum çok üzülüyor. Her gün onun yüzüne bakıyorum ve aslında tek bir görevim olduğunu düşünüyorum. Onu acıdan korumam gerekiyordu ve yapamadım. Kendimi o kadar aciz hissediyorum ki!” diyor. Konuşan kadına dönüp “Ne tür insanlar yetiştirmek istediğinizi üç kelimeyle tarif edebilir misiniz bana?” diye soruyor. Dinleyici bir süre düşünüp cevap veriyor “Tamam. İyi bir insan olmasını istiyorum. Akıllı olmasını istiyorum. Hayat karşısında esnek ve dayanıklı olmasını istiyorum” . Kadın: “Acı! Zorluk. Üstesinden gelmek, üstesinden gelmek ve yine üstesinden gelmektir. Peki acaba çocuklarımızı, hayal ettiğimiz insanlar olmalarını sağlayacak tek bir şeyden korumaya çalışıyor olabilir miyiz? Ve acaba yanlış rolleri üstlendiğimiz için kendimizi birer fiyasko gibi hissediyor olabilir miyiz? Ya çocuklarımızı gelen her darbe ve yaradan korumak aslında bizim işimiz ya da hakkımız değilse? Ya bunun yerine gerçek sorumluluğumuz onları doğrudan yaşamın kaçınılmaz sınavlarına ve kederlerine doğru yöneltmek.”

Sanırım bu da güzel bir örnek oldu. Çocuklarımızı olumsuzluk içinde yetiştirmek ne kadar yanlışsa bence hayatı toz pembe gösterip, her şeyi saklamak da bir o kadar kötü ve yanlış. Yaşanılacakların baş edilebilir olduğunu kanıtlamak gerekebilir. Belki de her şeyden önce şükür edebilmeyi öğretmek gerekir.

Peki sorarım size Mahir Gündoğdu’yu hatırlayanınız var mı? Ben bu çocuğu da hiç unutmadıklarımın arasına koydum. 


Kendisi 2016 TEOG 1. Si oldu. Nasıl oldu? Kurstan kursa koşarak mı, psikolojisi düzelsin diye sınır tanımayan hediyelere boğularak mı, çok ders çalışıyor aman çıkaralım bir hava alsın diye gezmelere götürülerek mi? Bakın nasıl olmuş. Mahir 120 sorunun tamamına doğru cevap vermiş. Tunceli’de ders çıkışlarında çobanlık yaparak hayatına devam eden bir çocuktu. Annesi ilkokul mezunu, babası ortaokul ama en büyük destek ailesi. Köyde hayvanlarla birlikte çıkarken yanına kitaplarını da alan Mahir günde 2 saat ders çalışıp ama bol kitap okuyarak başarmış. Ailesi ve öğretmenleri manevi olarak hep destek olmuş ama çobanlığa devam ederek başardı Mahir. Ben onun nasıl başardığını okurken çok gurur duymuştum. Kim bilir ailesi nasıl mutlu olmuştur.

Çocuklar ne kadar masumsa, ne kadar tertemizse, hayat o kadar acımasız çünkü.

"Çocuklarınızın ileride başarılı olmasını sağlayan şey onlar için yaptıklarınız değil, onlara kendi başına yapmayı öğrettiklerinizdir."  Ann LANDERS
                                                                             

    
ÇOCUKLARIMIZ İÇİN YAPILABİLECEK EN DEĞERLİ ŞEY NE SİZCE ? ÇOCUKLARIMIZ İÇİN YAPILABİLECEK EN DEĞERLİ ŞEY NE SİZCE ? Reviewed by Bir Anne Bir Kadın on Nisan 13, 2017 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Öne Çıkan Yayın

ATATÜRK OLMAK

ATATÜRKOLMAK Başlık Atatürk Olmak ama kitabın özü Atatürk gibi muhteşem bir insan olmak, doğru yolda ilerlemek önem...

Bir Anne Bir Kadın

Image Link [https://www.facebook.com/birannebirkadin.blogspot.com.tr/photos/a.1750698125252871.1073741826.1750697121919638/1750698131919537/?type=1&theater] Author Name [Bir Anne Bir Kadın] Author Description [Çocuklarınızın zeki olmasını istiyorsanız, onlara masal anlatın.Daha da zeki olmasını istiyorsanız, daha çok masal anlatın. "ALBERT EINSTEIN"] Twitter Username [Sora Templates] Facebook Username Sora Templates] GPlus Username [104219125408123734587] Pinterest Username [Sora Templates] Instagram Username [Sora Templates]